Ankara’da Bilkent Holding bünyesinde faaliyet gösteren Meteksan Matbaacılık uzun yıllardır güvenlik baskıları alanında hizmet veriyor. Matbaayı ziyaret ettiğinizde firmanın bu özelliğini konumlandığı kampüsün güvenlik bariyerlerinde de izlemek mümkün. Yaklaşık 35 yıldır faaliyette olan Meteksan üretim sürekliliğini güçlendirmek için bir kağıt ve mukavva fabrikası da kurmuştu. 2012 yılında faaliyeti duran fabrika sürekli formun yoğun kullanıldığı dönemlerde otokopi kağıdı üretiminde de önemli bir üretim hacmine sahipti. Güvenlik baskıları işi devam ederken dijital baskının etkinliğinin artması ile yayıncılara dönük bir hizmet sürecine de evrilen Meteksan Matbaacılık alt yapısını bu doğrultuda geliştirdi. Kısa tirajlar yanında talebe göre baskı da artık gündemde ve bu doğrultuda yeni yatırım planları devreye girmiş. Meteksan Matbaacılık’ın bu gelişim sürecini ve verilen hizmetleri Meteksan İş Geliştirme Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alper Çiftçi ve Satış Uzmanı Seval Yılmaz’la konuştuk.
- Güvenlikli baskıları ile tanınan Meteksan yayıncılara dönük hizmet de veriyor. Bu süreç nasıl gelişti?
Matbaa ve güvenlikli baskı tarafında geçmişimiz çok eski. 30-35 yıllık tecrübemiz ve üretim yeteneklerimizle hizmete devam ederken bir yandan da elimizdeki imkânlarla ticari baskı pazarına da hizmet ediyorduk. Eskiden bir kâğıt, karton ve mukavva tesisimiz vardı; bankalara ve diğer kurumlara sürekli form ve web ofset tarafında işler yapıyorduk. Kâğıt üretimini 2012 yılında sonlandırdık.
Zamanla hem güvenliğin şekillenmesi hem de dijital baskı teknolojilerinin gelişmesiyle yeni bir yol tercih ettik. Artık teknoloji ile de harmanlanmış hizmetler de veren, ham datayı iyi yönetebilen, veri yapıları ile matbaayı buluşturarak müşterilerimiz için üretim sürecinin izlenmesine olanak sağlayan raporlamalar ürereten, hizmetler verebilen bir iş modeli sunuyor ve her geçen gün geliştiriyoruz. Bu çerçevede geleneksel ve klasik yöntemin, birlikte kullanıldığı bir model ile kitap baskıları yapıyoruz. Bu modelin etkisi her geçen gün pazarda artıyor. Teknoloji ve baskıdaki yetenekler birleşince işin katma değeri ve etki ortaya çıkmaya başladı. Türkiye’de kısa tiraj (short run) tarafında ilkler arasındayız ve şu anda talep üzerine baskı (Print on Demand-POD) tarafında da yeteneklerimizi geliştiriyoruz. Yeni projeler başlattık. Özel ilgimiz, teknoloji ve dijital baskıyı bu alanda uygun bir şekilde kullanmak.
İçinde bulunduğumuz değişim sürecine bakıldığında, geleneksel baskı yöntemlerinin Meteksan’da çok az olduğu söylenebilir. Çünkü bu değişimle birlikte biz bütün üretim hatlarımızı ve sunduğumuz baskı hizmetlerini dijital baskıya çevirdik. Defter tarafında tabaka ve bobinden çalışan ofset makinelerle üretim devam ediyor. Halen büyük bir üretim hacmi olduğu görünse de bunu sektörün gelişen yaşam döngüsünde cazip bir alan olarak görmüyoruz. Ortalama yıllık 4000 – 4500 ton defter üretimimiz devam ediyor.
-
Dijital baskıda Meteksan için önemli sıçrama noktaları neler?
Dijital baskıdaki gelişmeleri izledik, güvenlik ve diğer baskı sistemlerimizle ilgili ihtiyacın bu olduğuna karar verdikten sonra büyük bir yatırımla ve kapasiteyle 2010 yılında aşağı yukarı web ofsette bastığımız güvenlikli baskı iş grubunu tamamen dijital baskıya yönlendirdik. Dijital baskı hacmi olarak o yıl benzersiz bir yoğunlukta iş ürettik. Zamanla ihtiyaca göre ve iş çeşitliliğine göre bu kapasiteyi geliştirdik. Birinci hamur kâğıda orta kalitede baskı yapan makinelerin yerini 2015’lerde kuşe kâğıt dahil geniş bir kâğıt yelpazesine kaliteli baskı yapabilen, mürekkep yelpazesi gelişmiş makineler aldı. Makinelerde kurutma ve data işleme (sunucu) tarafında gelişmeler çok hızlandı. Daha önce dijital baskı kalite ve kâğıt sınırlılıkları olan bir seçenekti, geçen yıl yayın işi için devreye aldığımız bir tabaka inkjet baskı makinesinin baskıları ofsetle karşılaştırılabilir duruma geldi. Hatta ofset baskıyla yan yana koyduğumuzda bir teknik uzman lup ile bakmıyorsa bir fark göremiyor. Özellikle koleksiyon değeri olan düşük adetli özel kitaplar basabilme kalitesine eriştik.
Birim maliyete bakıldığında ofset daha ucuz ama finans, lojistik, stok maliyetleri, depolama kiraları, tüm bu süreçlerin gerektirdiği işçilik giderleri dahil toplam maliyete bakıldığında stoklu ve stoksuz çalışan yayıncılar arasında maliyet farkları giderek açılıyor. Sekiz yıl önce yayıncılara dijitalin avantajlarını anlatmaya başladık ve o zamandan bugüne işimiz hızla gelişti. Son üç, dört yılda ciddi yatırımlar yapıldı ve Türkiye’de iki üç hat varken şu anda yirmilere ulaştı. Dijital baskı firmaları, matbaalar çeşitli marka baskı makineleriyle ihtiyacı karşılamaya çalışıyorlar.
Sürdürülebilirlik ve kalite
Bizim temel hareket noktamız sürdürülebilirlik. Bir yatırımı, hizmeti inşa ederken yayıncıya, yayın sahibi resmi – özel kurumlara her zaman belirli standartlarda hizmet sunabilmeyi esas alıyoruz. Kalite bozulmayacak, kapasite çok değişmeyecek, hep ihtiyacı karşılayacak bir seviyede tutmalı; sezonda farklı sezon dışında farklı değişkenlerle hareket etmemelisiniz. Talep oluştuğunda müşteri tarafında herkes bizim için eşit konumda. On kitabı olan ya da on bin kitabı olan için sürdürülebilir bir hizmet sunabilmeye önem veriyoruz. Bu da bir güven oluşturuyor. Dosyanız güvende, kitabınız güvende, izlenebilir durumda ve bize her ihtiyacınız için başvurduğunuzda belirli standart süreler içerisinde aynı hizmeti veriyoruz. Bu da bizim güçlü yanımızı oluşturuyor.
- Kalite ve baskı tirajlarında hangi noktadasınız, hangi baskı sayıları sizin için daha rantabl?
Talepte çeşitlilik çok fazla olduğundan kalite bakımından farklı teknolojileri ve hatları bulundurmak, bunlara yatırım yapmak zorundayız. Kuşe kağıt üzerine tıp kitabı gibi görüntünün çok önemli olduğu işler de basılabilmeli, eğitim yayınları gibi standart kâğıtlara tek kullanımlık ürünler de, siyah beyaz kültür kitapları da basılabilmeli. Tesiste bunları basabilecek, istenen kaliteleri yönetebilecek çeşitliliğe sahip olmalıyız. Burada bunu ayarlayabiliyoruz. Tesiste hem çeşitlendirme hem de bu ekosistem içerisinde en uygun üretim yöntemini uygulamaya çalışıyoruz. Bunun için şu anda pazarın oluşturduğu talebin çok üstünde, fazlasıyla yeterli baskı kapasitemiz var. Mevcut altyapıyla bizim beklentimiz işimizi iki üç katına çıkarabilmek. Şu anda müşterilere POD (Talep Üzerine Baskı) baskı sisteminde çalışma deneyimleri kazandırmaya, kısa tiraj tarafında siparişleri ve teslimatları doğru yönetmeye çalışıyoruz. Sistemler tam olarak oturduğunda hem güven sunan altyapımız hem de kalitemiz ile şu anda mevcutta kabaca 2 milyon kitap üretiyorsak bunu 4-5 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Yayıncılar Birliği rakamlarına göre yılda üretilen 400—450 milyon adet kitap varsa bunun %10’unun dijitalde basılabileceğini öngörüyoruz. Milli Eğitim tarafında da bu tür yöntemlerin kullanılabilecek olmasını umuyoruz. Ofset her zaman var olacak. Milyonlarca adet söz konusu ise o sistemler her zaman çalışacak ama o sistemleri tamamlayacak dijital baskı sistemlerinin devreye girmesi gerekiyor. Bu alanda da %7-10 arasında bir gerçekleşme bekliyorum. Bu da iyi bir rakam çünkü birçok hazırlığın şimdiden yapılmasını gerektiriyor. Sürdürülebilir olmayan yöntemler bu süreçte bize de yayıncıya da yük getirecek.
Sürdürülebilir olmayan ama üzerinde yük olan sistemlerin cevap veremediği fazla sipariş, pazarda kendine yer arayacak. Pazar ve üreticiler çok çeşitli olmadığı için bu talep ortada kalacak ve piyasanın hizmeti doğru alamamasına yol açacak. Bu nedenle ne kurarsak kuralım, sürdürülebilir bir üretim modeli kurmak gelecek için çok önemli.
Dijitalle ofset baskı arasında bize göre kırılma noktası yaklaşık 800 adet diyebiliriz. Aslında 250 adette de ofset görürsünüz ama bize göre 800-1000 adedin üzerindeki siparişler verimsiz görünüyor. 800 adet üzeri olmayan birçok eserin baskıda kendine yer arıyor olmasının bir sebebinin de kitapların satış döngüsüyle ilgili olduğunu düşünüyorum.
Korsan kitap kavramı değişti
- E-kitap Meteksan’ın gündeminde mi?
Bize müşterilerden e-kitapla ilgili talepler geldi ama biz bir matbaayız, yazılım şirketi değiliz. Dijital baskı ile ilgili sistem yaygınlaştığında bunun bir modülü olarak e-kitap da hayata geçirilebilir. Tabii hem yayıncının hem de yazılımcının e-kitabın telif güvenliğini gözetecek bir geliştirme yapması gerekir. E-kitap yaygınlaşıyor ve bir çözüm sunulması gerekiyor.
Korsan kitap kavramının eski anlamı da değişti. Bugün 250 adet talebi olan bir kitabın fiziksel olarak korsan riski barındırması ne kadar gerçekçidir tartışılır.
- Kitap üretiminde ebat ve gramaj sınırlarınız nedir?
En büyük kitap için en 23, boyu 50 cm diyebiliriz. Daha uzun basabiliriz ama ciltlemede problem yaratabiliyor. Genellikle kapaklarda 230 – 350 g/m2, iç baskılarda 65-130 g/m2 arasında kağıtlar kullanıyoruz. 130 g üzerinde ciltleme ile ilgili problemler başlıyor. Tabaka baskıda 33 x 48 cm ebat makinelerimiz, dijital bobin baskıda 51 cm eninde baskı makinelerimiz var. Tonerli makinelerde 33 x 80 cm baskı yapabiliyoruz. Amerikan cilt çok yaygın. Bazen sert kapak gerekiyor. Sert kapakta yatırım planımız var ama henüz o talep seviyesine ulaşamadık çünkü kısa tirajda ve talep üzerine baskıda sert kapak için pazarın bir talep oluşturması gerekiyor. Er geç oluşacaktır. Her türlü ürün çeşidine cevap verecek bir üretim hattı yapımız olmasa da özellikle sonlandırma tarafında dış tedarik zinciri kullanarak uygun kalitede hizmet sağlıyoruz.
- Gündemde yeni yatırım planı var mı?
Talep üzerine baskı sistemleriyle ilgili bir yatırımımız olacak. Ağustos ayı civarında bu hattı devreye almayı planlıyoruz. Bu yatırım, talep üzerine baskıda elimizi güçlendirirken, kısa tirajı da daha verimli hale getirecek. Pazarın daha önce bahsettiğim hacimlere ulaşması için katkı sağlamaya çalışıyoruz ve ulaştığı anda talebe yanıt verecek bir altyapımız hazır olacak.
Fark yaratmak
- Bir pazarlama ekibiniz var mı?
Bir projeyi bize gelen taleple birlikte oluşturuyor ve şekillendiriyoruz ve pazarda bir yer buluyoruz. Pazarlama, pazarda o hareketlilik oluştuktan sonra devreye girebilecek bir unsur. Şu anda pazar oluşma evresinde, doygunluk noktasının henüz çok gerisindeyiz. Bunun oluşmasının ertesinde bir pazarlama faaliyeti olacaktır. Baskının yanı sıra teknolojinin, yazılımların, teknolojik hızlandırıcıların da pazarlanabileceği bir yapı hayal ediyoruz. Fark yaratmak, makinenizin çok iyi olmasının ötesinde teknoloji ile ne kadar bağdaştırdığınızla da alakalı.
- Baskıda birim fiyatlar konuşulur, siz teknolojiden ve hizmetlerden de söz ediyorsunuz. Bunları fiyatlandırabiliyor musunuz?
Bunlar şu anda bizim geliştirmeye devam ettiğimiz yapılar. Tabii fiyatlandırmada adet, kitabın sayfa sayısı vb. değişkenlere göre standart fiyatlarımız var. Üstelik rekabet var, matbaalarla rekabet ediyoruz. Aslında aynı kulvarda değiliz, rekabet etmememiz gerekiyor ama hâlâ yayıncılar tarafında birim fiyat üzerinden bir karşılaştırma doğal olarak karşımıza çıkıyor. Çalıştığımız yayıncıların çok büyük kısmı bu ek maliyetin farkında ama genel olarak farkındalık hala gelişme aşamasında. Zaten müşterilerimiz bizimle çalışmaya başladıktan birkaç ay sonra toplam maliyette ne kadar fayda sağladığını anlayabiliyor.
- Seval Hanım müşteriler neden sizi tercih etmeli?
Seval Yılmaz: Öncelikle bizde işlerin hacimsel olarak büyük veya küçük olarak bir ayrımı yok. İlk gelen sipariş baskıdan ilk çıkar. Bir de Meteksan olarak tüm kitaplarda bastığımız kalitenin arkasındayız. Genel işleyişimize baktığımızda bizim için en önemli şey kârdan ziyade baskı kalitesi. Bastığımız kitabın arkasında duruyoruz ve bizden kaynaklanan bir hata olduğunda hızlıca telafi ediyoruz. O yüzden yayıncılar baskı kalitemizi, paketlememizi ve bandrol yönetimimizi çok beğeniyorlar. Onlara bir rapor gönderiyoruz, ne kadar sürede bastığımızı, kaç bandrol kullandığımızı görüyorlar. Yüz adet için de bin adet için de aynı paketi yapıyoruz. Herkese aynı standartlarda davranıyoruz. Bu onların çok hoşuna gidiyor çünkü sipariş az adetli olsa bile değer verildiğini görüyorlar.
Örneğin, yeni bir yayıncımız var. Birkaç yıldır birlikte çalışıyoruz. Daha önce stoklu çalışıyordu ve birçok kitabı elinde kalıyordu. Bizimle çalışmaya başladıktan sonra artık hiç stok yapmıyor, bütün kitap baskılarını dijitale çevirdi.
Aslında kısa tirajlı iş modelini talep üzerine baskı gibi kullanıyor, 200 adet satıyor; bize sipariş veriyor.
Onun gibi 5-10 stoksuz çalışan müşterimiz var. Özellikle sık sık değişen tıp, hukuk kitapları bastırıyorlar. 2025 itibarıyla 1000’e kadar adetlerde stoksuz çalışmaya başlayan büyük yayıncılarımız da var.
- Basabildiğiniz en küçük kitap ebadı nedir?
Seval Yılmaz: Bizde baskıda kitabın eni önemli. Boyu ciltlemede önemli oluyor. En küçük 12 cm eninde kitap üretebiliyoruz. Uzun baskılarda formaların iplik dikişi ve sert kapakta sorunlar olabiliyor. Sürdürülebilir bir yapıda daha az fire, daha verimli enerji kullanımına özen gösteriyoruz.
















































